Ankara Araştırma ve Danışmanlık (Ank-Ar) tarafından yapılan yeni kamuoyu araştırması, Türkiye’deki ekonomik sorunların toplum üzerindeki etkilerini çarpıcı bir şekilde ortaya koydu. Bu araştırma, ekonomik sıkıntıların halkın algısında nasıl derin bir etki yarattığını gözler önüne serdi. Türkiye’nin en önemli gündem maddesi olan ekonomi, anket sonuçlarıyla birlikte adeta bir çığlık haline geldi. Ank-Ar’ın gerçekleştirdiği bu çalışma, enflasyon, hayat pahalılığı ve alım gücü kaybının toplumun geniş bir kesiminde benzer tepkilere yol açtığını gösteriyor. Sonuçlar, ekonomi yönetiminin toplum nezdindeki itibarının ciddi şekilde sarsıldığını gözler önüne seriyor.
Toplumun yüzde 83,6’sı Ekonomiyi “Kötü Yönetiliyor” olarak Değerlendiriyor
Ankette katılanların yüzde 83,6’sı Türkiye ekonomisinin “kötü yönetildiği” konusunda hemfikirken, sadece yüzde 11,5’lik bir kesim mevcut ekonomik politikaların başarılı olduğunu ifade etti. “Fikrim Yok/Cevap Yok” diyenlerin oranı yalnızca yüzde 4,9’da kaldı. Bu durum, vatandaşların konu üzerindeki net tavrını gösteriyor.
Cumhur İttifakı Tabanında Ekonomik Memnuniyetsizlik
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri ise iktidar partisinin (AK Parti) destekçilerinin bile ekonomik yönetimdeki başarısızlığa dair yüksek bir memnuniyetsizlik hissetmeleri. AK Parti’ye oy verenlerin yalnızca yüzde 29,3’ü ekonominin iyi yönetildiğini düşünürken, yaklaşık her 10 AK Partili’den 7’si (yüzde 67,7) ekonomik yönetimin kötü olduğunu ifade ediyor. Bu oran, muhafazakâr seçmenlerin ekonomik sıkıntılar karşısında parti aidiyetinin ötesine geçtiğini gösteriyor. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) seçmenleri arasında da benzer bir tablo mevcut; MHP’li seçmenlerin yalnızca yüzde 24,5’i mevcut durumdan memnunken, yüzde 72,7’si ekonomi yönetimini olumsuz değerlendiriyor.
Muhalefet Tabanında Ekonomik Güvensizlik Yüksek
Muhalefet partilerinin seçmenleri, ekonomik yönetim konusundaki güvensizliklerini artırarak sürdürmeye devam ediyor. CHP seçmeninin yüzde 99’u, İYİ Parti seçmeninin de yüzde 99’u ekonominin kötü yönetildiğini düşünüyor. Diğer muhalefet partilerinin tabanlarında da benzer oranlar dikkat çekiyor: DEM Parti seçmeninin yüzde 94,5’i, Yeniden Refah Partisi seçmeninin yüzde 87,3’ü ve Anahtar Partisi seçmeninin yüzde 90,4’ü ekonomik yönetimi olumsuz buluyor.
Kararsız Seçmenler de Ekonomiden Memnun Değil
Siyasi arenada belirleyici bir rol oynayacak olan kararsız seçmenlerin de durumu pek iç açıcı değil; bu grubun yüzde 75,7’si ekonomiyi başarısız buluyor. Bu durum, iktidarın kararsız seçmenleri tekrar kazanma çabasının önündeki en büyük engelin yine ekonomi olacağını gösteriyor.
Sonuç olarak, Türkiye’deki ekonomik durum, sadece muhalefetle sınırlı kalmayıp, iktidar partisinin tabanında bile büyük bir rahatsızlık yaratmakta. Ekonomik memnuniyetsizlik, toplumun her kesiminde yaygın bir şekilde hissediliyor ve bu durum seçmen davranışlarını önemli ölçüde etkileyebilir.