James Webb’in bulamadığını evdeki teleskop bulmayı başardı

Img

Evrende gerçekten yalnız mıyız? Bu kadim soruya yanıt arayan insanlık, uzay keşifleri tarihinde yepyeni bir sayfa açtı. Harvard Üniversitesi liderliğindeki bir araştırma ekibi, Dünya’dan tam 50 ışık yılı uzaklıkta yer alan LHS 1140 b isimli gezegenin etrafında bir atmosfer olduğunu kanıtladı.

Bu keşfi “tarihi” kılan şey ise, ilk kez kendi Güneş sistemimizin dışındaki yaşanabilir bir kuşakta yer alan, kayalık ve Dünya benzeri bir gezegenin atmosferinin görüntülenmiş olması.

Dev Gaz Gezegenlerinden “Yaşanabilir” Dünyalara

Gökbilimciler aslında yaklaşık 20 yıldır ötegezegenlerin atmosferlerini inceliyor. Ancak bugüne kadar yapılan çalışmalar hep Jüpiter gibi devasa, aşırı sıcak ve yaşam barındırma ihtimali olmayan gaz kütleleriyle sınırlı kalmıştı.

Prestijli Science dergisinde yayımlanan bu yeni araştırma ise ezberleri bozdu. İlk kez, Dünya gibi kayalık yapıya sahip ve potansiyel olarak yaşama ev sahipliği yapabilecek bir gezegenin atmosferi net bir şekilde doğrulandı.

Araştırmanın başyazarı Collin Cherubim, bu anı uzay araştırmalarında bir dönüm noktası olarak tanımlıyor: “İlk kez başka bir yıldızın yaşanabilir bölgesindeki kayalık bir gezegende atmosfer bulduk.”

‘SÜPER DÜNYA’ SINIFINA GİRİYOR

Keşfin merkezindeki LHS 1140 b, astronomide “Süper Dünya” olarak adlandırılan sınıfa giriyor. Peki bu gizemli dünyanın özellikleri neler?

Boyutları: Dünya’nın yaklaşık 5 katı kütleye ve 1,7 katı yarıçapa sahip.

Yıldızı: Güneş’in beşte biri büyüklüğündeki soğuk bir kırmızı cüce yıldızın etrafında dönüyor.

Yaşam Kuşağı: Yıldızına olan mesafesi, sıvı suyun yüzeyde kalabilmesine olanak tanıyan “yaşanabilir bölgede” (Goldilocks Kuşağı) yer alıyor.

RADYASYON FIRTINALARINA DİRENMEYE DEVAM EDİYOR

Kırmızı cüce yıldızlar, etraflarındaki gezegenleri adeta kavuran şiddetli radyasyon fırtınaları ve X-ışınları yaymalarıyla bilinir. Bilim insanları, LHS 1140 b’nin bu zorlu koşullara nasıl direndiğini gelişmiş bilgisayar modelleriyle inceledi.

Ortaya çıkan sonuç büyüleyici: Gezegen, zaman içinde hafif bir gaz olan hidrojeni uzaya kaçırmış olsa da, daha ağır olan helyumu tutmayı başarmış. Tam 3 milyar yıldır bu yoğun X-ışını ve ultraviyole bombardımanına rağmen helyum ağırlıklı ince atmosferini korumayı başarması, bilim dünyasında büyük bir şaşkınlık ve hayranlık yarattı.

Bu devasa keşif, milyarlarca dolarlık James Webb gibi uzay teleskoplarıyla değil, yeryüzündeki bir teleskopla yapıldı. Bu durum, gelecekte evrenin sırlarını çözmek için illa uzaya çıkmamız gerekmediğini, yer tabanlı gözlemevlerinin de ne kadar güçlü hale geldiğini kanıtlıyor.

Bu yenilikçi yöntem, önümüzdeki yıllarda çok daha sakin yıldızların etrafında dönen ve “ikinci adresimiz” olmaya aday diğer Dünya benzeri gezegenlerin keşfedilmesini de hızlandıracak gibi görünüyor.

yok

Author: Ahmet Kaya